Bugün: 05 Şubat 2012, Pazar

Sitede şu an 8 kişi bulunmaktadır.
Haber Aboneliği | İletişim | Ulaşım | Yayınlayan | RSS-Dashboard RSS
      ANASAYFA     HAKKIMIZDA     BASIN HİZMETLERİ        Basın Bildirileri        Basında Çıkanlar        Haber Aboneliği        Fotoğraflar        İndirmeler        Güncel Etkinlikler     YAZARLAR     ALEVİLİK     PROJELER     BAĞLAMA KURSLARI     İÇ HİZMETLER          ZİYARETÇİ DEFTERİ
  www.alevi-kiel.de | Türkçe | Basın Hizmetleri | Yılında Basında Çıkanlar

BASINDA ÇIKANLAR

YIL

Önemli Not: Bütün haberleri, hiç bir değişiklik yapmadan basında çıktığı şekliyle yayınlıyoruz.

:

03.02.2011, Perşembe

HIZIR ORUCU VE CEM 13-14-15 Hızır Orucu... Cevap gönder1 mesaj • 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) Bu mesajı bildirAlıntı ile cevaplaHIZIR ORUCU VE CEM 13-14-15 Hızır Orucu... gönderen Akd Sarıyer Şubesi » 02 Şub 2011, 18:46 Hızır yoldaşın ola, Yetiş Ya Hızır, Kul bunalmayınca Hızır yetişmez. Halk arasında kullanılan bu deyimlerden de anlaşılacağı gibi Hızır yardıma muhtaçların, darda kalanların yardımına koşan bir kurtarıcıdır. Halk inançlarına göre ölmezlik sırrına ulaşmış bir ermiş kişidir. Aleviler'de her yıl Şubat ayının 13-14-15. günlerinde Hızır Orucu tutulur.Akşam yemeğinden sonra sahura kalkmadan ertesi günün akşamına kadar oruç tutulur. Oruç açmak için saat ve dakika yoktur akşam olduğunda oruçlar açılır.Hızır lokması pişirilip, Hızır kurbanı kesilip komşularla paylaşılır. Hızır halk arasında ak sakallı nur yüzlü bir yaşlı bilge ve kurtarıcıdır. O, kendisinin yardıma çağıran herkese boz atıyla uçarak, koşarak yetişir. Bastığı yerlerde, güller, çiçekler açar. Ekinler yeşerir, bülbüller ötmeye başlar. Elini sürdüğü kişi dertlerden, hastalıklardan, uğursuzluklardan arınır, ömür boyu sürecek mutluluk sırrına ulaşır. HIZIR ORUCU NEDİR ? Bir gün Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin hastalandılar. Anneleri Hz.Fatima ve Hz.Muhammedin yanına gidip durumu anlattı. Hz.Muhammed Cebrailin vahyi ile kızı Hz.Fatimaya, kendisinin ve eşi olan Hz.Ali nin üç gün Allah rızası için oruç adamalarını söyledi.Hz.Ali ve Hz.Fatima ile yardımcıları Fıdda da üç gün oruç adak ettiler. Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin iyileşince orucu tutmaya başladılar. İlk gün iftar edecekleri vakit kapıya bir yoksul geldi ve acım dedi. Hz.Ali benim payıma düşeniona verin dedi. Bunun üzerine Hz.Fatima, Hz.Hasan, Hz.Hüseyin ve Fıddada paylarını gelen yoksula verdiler. Iftarlarını sadece suyla açtılar. İkinci günün akşamı yine iftar vakti geldiğinde bu defa kapıya bir yetim geldi. Aynı şekilde hepsi birşey yemeden sofrayı olduğu gibi gelen yetime verdiler. Üçüncü günü ise iftar vakti bir esir geldi. Ve bu günde hepsi yemeklerini gelen esire verdiler. Böylece üç gün adak orucunu sadece suyla açtılar. Rivayetlerde o üç gün gelen zatların Hz.Cebrail, Hz.Mikail ve Hz.İsrafil olduğu geçer. Yüce Rabbimiz bu vasıtayla Ehli Beytin üstünlük dercesini insanlara hatırlatmak ister. Biz Alevilerde ise kapıya gelen o şahsın Hızır (a.s) olduğu bilinir. Ve bu yüzden bunu Hızır orucu olarak adlandırmışız. Üç gün Allah rızası için bizde oruç tutarız . HIZIR ORUCU VE CEM ? Alevilerde Hızır Orucu ve Cemi Anadolu’daki Alevilerde anlatılan rivayetlerde, Hızır Aleyhisselam ve İlyas Aleyhisselam peygamber mertebesinde iki kardestirler. Kutsal kitaplarda anlatıldığı üzere; Nuh Aleyhisselam Tanrı’ya seslenerek “Yarabbi kullarının bana ne yaptığını görüyor musun bunlara hidayet ver, doğru yolu göster. Hidayetten nasipleri yoksa bana sabır ver. Bunların içinde imana gelecek kimse var ise bana bildir.’’ diye yalvardı. ’tan bir vahiy geldi ve : “Bir gemi yap! İmana gelenleri o gemiye al. Tufan kopacak, sana inanmayanlar ve Allaha iman etmeyenler helak olacaklar.’’ dendi. Bir rivayete göre de kendisine inanmayan Kenan adındaki oğlu ve annesi bu gemiye binmediler ve tufanda boğuldular. Tufan zamanı gemi su üzerinde bir süre dolaşdıkdan sonra bir afat başladı. Fırtınaya ve dalgalara tutulan gemideki halk feryat ve figan ederek ’’ Ya Hızır, sen bizi kurtar!’’ diye dua ettiler. Üç gün üç gece fırtına devam etti. Gemi her taraftan su almaya başladı ve battı batacak derken, bu sırada bir yeşil el gelip gemiyi batmaktan kurtardı. Bu olaydan sonra sular sakinleşti, fırtına durdu. Işte o zamandan beri insanlar, Dergahı Hakk’a üç gün oruç nazır etmişler. Böylece her yıl üç gün oruç tutarak Hızır Aleyhisselam’ın yardımını dilerler. Anadolu’daki Alevilerde anlatılan rivayetlerde, Hızır Aleyhisselam ve İlyas Aleyhisselam peygamber mertebesinde iki kardeştirler. Bunlardan Hızır karada İİyas deryada zorda ve darda kalanların imdadına koşarlar ve ikisi de ölümsüzdürler. Abı hayat çeşmesinden su içtiklerine, abı hayat ölümsüzlük çeşmesinden su içenlerin yanlız bu iki kutsal kişinin olduğuna, hep yaşadıklarına, her yerde hazır ve nazır olduklarına inanılır. Onlar yürekten aşk ile çağıran herkesin imdadına erişirler. Hızır Aleyhisselam bizim inancımızda ak sakallı, nur yüzlü, boz bir ata binip dağda ve deryada dolaşır. Onun için halk dilinde(Bozatlı Hızır) diye çağrılır ve hakkında binlerce hikaye vardır. Aleviler, Hızır ayında üç gün oruç tutup, Hızır Cemi yapar ve kurban keserler. Bu dönemde aile ziyaretleri yapılır, oruca niyetlenilir, akşam yemeğinden sonra sahura kalkmadan ertesi günün akşamına kadar oruç tutulur. Genellikle mevsim itibarıyla kışın Hızır orucu tutulduğundan, insanlar Anadolu’daki küçük yerleşim birimlerinde(köylerde ve mezralarda ) yan yanadırlar. Sazlar çalınır, deyişler söylenir ve Hızır Aleyhiselam ile ilgili menkıbeler anlatılır. Orucun üçüncü günü buğday taneleri sacda kavrularak taştan yapılmış el değirmenlerinde(dıstar) öğütülür. Dersim - Tunceli yöresinde bu gelenek halen sürmektedir. El değirmeninde öğütülen buğday unu, irmik gibi olur. Elenerek, tepsi veya temiz bir bez üzerine toplanır, hiç dokunmadan o gece bekletilir. Genç kızlar ve oğlanlar, hane halkı niyet tutar ve uyurlar. Ertesi sabah irmiğin üzerinde iz olup olmadığına bakılır. ?ayet iz varsa Hızır’ın uğradığına inanılır ve dua edilir. Alevilerin yaşadığı çoğu bölgede bu kavrulmuş ve öğütülmüş buğday irmiğine “gavut” denilir. Bu irmik oruç sonunda pişirilip içine tereyağı dökülerek tüm komşularla birlikte dua edilerek yenir. Sıra ile her evden birkaç lokma yenilerek köydeki tüm evler dolaşılır. Hızır ayında cem yapan aileler pirini veya rehberini çağırır, kurbanını keser. Mali durumu iyi olmayanlar kurban kesmeden de cem yapabilir. Alevi köylerinde Hızır Cemi oldukça yaygındır. Aşağı yukarı her hane Cem yapar.(1980’e kadar kadar böyleydi. ) Ceme herkes banyosunu yaparak, temiz elbiselerini giyerek katılır. Uzun zaman oturamayacak ve anlatılanları dinleyemeyecek yaştaki küçük çocuklar ve hastalar ceme gitmez veya götürülmez. Kadınlar, ceme giderken süs ve ziynet eşyaları takmazlar. Hakkın huzuruna oldukça sade ve temiz gidilir. Anadolu Alevilerinde Bozatlı Hızır sözü oldukça yaygındır. ‹nsanlar çoğu yeminlerini ve adaklarını onun adıyla yaparlar. Hızır aşkına istenen ve Hızır aşkına verilen şeyler makbul ve muteberdir. Isimlerin çoğu Hızır adıyla anılır (Hızır dağı, Hızır ocağı, Hızır çesmesi, Hızır gölü, Hızır yolu). Bozaltı Hızır darda kalan tüm insanların yardımcısı ve bekçisi olsun.Akd Sarıyer Şubesi
© 2006-2012 AKD e. V.
 
Bütün Makaleler... BÜTÜN MAKALELER

© Copyright 2006-2012 Kiel Alevi Toplumu

FIREFOX internet tarayıcısını kullanmanızı tavsiye ederiz...