Bugün: 30 Temmuz 2010, Cuma

Sitede şu an 5 kişi bulunmaktadır.
Haber Aboneliği | İletişim | Ulaşım | Yayınlayan | RSS-Dashboard RSS
      ANASAYFA     HAKKIMIZDA     BASIN HİZMETLERİ     YAZARLAR     ALEVİLİK        Hz. Ali        Alevilik Nedir?        4 Kapı 40 Makam        Alevi-Bektaşilik        Düşkünlük Nedir?        Cem Töreni        Yedi Ulu Ozanımız        Yassı Muharrem        Cenaze Hizmetleri     PROJELER     BAĞLAMA KURSLARI     İÇ HİZMETLER          ZİYARETÇİ DEFTERİ
 

Düşkünlük



Alevi inanç kuralları dışına çıkan kimseye düşkün denir. Yani eline, beline, diline sahip ol ilkelerini hiçe sayanlar ve ihlal edenler; Alevi erkanına göre o kişiler düşkündür.

Düşkün kişi, düşkün ilan edilmeden önce Alevi inanç kurallarına göre sorguya alınır ve sorgulanmaya başlanabilinir.

Sorgulanma suçun işlendiği duruma göre aşamalı olarak yürütülür, Rehber sorgusu, Pir Sorgusu, Mürşid sorgusu ve Cem´de dara çıkarılarak sorgulanır, işte verilecek ceza da burda yani Cem´de halkın huzurunda verilir...

Bazı ufak defek suçlar vardır onları halkın huzurunda dile getirmek işe doğru değil; çünkü o kişi bir hata etmiş olabilir, ama o hatasını da Rehberinin, Pirinin. Mürşidinin huzurunda kabul etmiş ise, toplum içerisinde küçük düşürülmesine de müsaade edilmemeli...

Düşkün kişi önce Rehber huzuruna çıkarılır ve Rehber tarafından taraflar sorguya çekilir ve Rehber sorgusundan sonra Pir surgusu başlar ve en son olarak da Mürşid sorgusu yapılır. (Burada sıralama da ilk Rehber olarak sıralamanın nedeni ilk kapı rehber kapısı olduğu için Rehber, Pir, Mürşid alarak sıraladık... Örnek: Savcılık, yargıtay, anayasa mahkemesi olarak görebiliriz.)

Bu 3 aşamalı sorgular tamamlanır. Düşkün kişi yukarıda sıraladağımız ölçülerdeki ufak-tefek suçları işlemiş olanlar hariç, diğer suçları işlemiş olan düşkünler, Alevi inanç kurallarını hiçe saydığı ve toplumsal sözleşme olarak kabul etmiş olduğu kuralları çiğnediği için Alevi toplumu tarafından suçuna göre geçici olarak dışlanır.

Düşkün, kişi suçunun ağırlık derecesine göre ayin-i ceme katılan canlar ve cemi yürüten dede tarfından cezası kesilir.

Düşkün, olan kişi yüz kızartıcı ağır suç işlemiş ise, bu ister erkek olsun, isterse kadın olsun cezası aynıdır.

Eğer ki düşkün kişinin çocukları ve yaşlı ailesi verilen cezadan etkileniyor ise, onlar bu cezadan muaf tutulurlar ve gerektiğinde onların bakımları da cemde karara bağlanır.

Düşkün, olan birine uygulanan yaptırımlar cemde belirlenir demiştik. İşte bazı yaptırımları da sıralayım. Düşkünlere verilen en ağır ceza toplumdan dışlanmaktır. Düşküne selam verilmez, onunla konuşulmaz, görüşülmez, alış-verişi kesilir, komşuluk ilişkileri kesilir, cemlere kesinlikle alınmaz, eğlencelere çağrılmaz, bir tas suyu dahi içilmez vs. Yukarıda da belirttiğimiz gibi yaşlılar ve çocuklar (masumu paklar) bu uygulamaların dışındadır; bir de cenazeleri bu uygulamaların dışında tutulur.

Düşkünlük Alevi toplumunda utanç verici ve ağır bir ayıp olarak görüldüğü için Aleviler kolay kolay suç işlemezler, işlememeleri için de, bir türlü otokontrol mekanızması gibi işler. Otokontrol mekanızmasındaki kastımız müsahiblik kurumudur. Alevilerde düşkün olan biri müsahibini de etkiliyor; düşkün olan kişi yüzünden müsahibi de düşkün sayılır, müsahiblerin çocuklarını da etkiledigi için, kişi suç işlemeden önce bunları dikkate alır.

Alevilerde birde dardan indirme erkanı vardır. O da ölümden sonra Hakkın rahmetine kavuşan kişi için dar ayin-i cem yapılır. İşte o ayin-i cemde de düşkünlüğü sorgulandığı için kişi kolay kolay düşkün durumuna düşmez.

Düşkün, ölene kadar düşkün olarak yaşamını sürdürmez, verilen cezayı zaman içersinde gerekleri yerine getirip getirmediğine bakılır ve takip edilir. Eğer düşkün kişi uslanmış ise tekrar bir ayin-i cem töreni ile düşkünlüğü kaldırılarak tekrar topluma kazandırılmış olur.


Kimlere düşkün denilir?


Alevi toplumunda şu suçları işleyenler düşkün ilan edilir:

1- Beline sahip olmayan; yani başkasının namusuna göz diken kim olursa olsun en ağır suçu işlemis olur (yarin yanağından gayri her şey ortaktır ilkelerini ihlal eden kim olursa olsun düşkündür) cezası ise en ağır cezadır.

2- Eline sahip olmayan; yani hırsızlık yapan, kendi eli ile koymadığını alan (rızasız bahçenin gülünü koparan) kim olursa olsun düşkün sayılır.

3- Diline sahip olmayan; yani gıyapta konuşan, iftira atarak başkasını düşkün duruma düşüren, iftira atarak aile düzenini bozan, iftira atarak komşusunun ve yakınlarının çocuklarını ve ailelerini suçlu olarak gösterip toplum içersinde küçük düşürenler vs. düşkün sayılır.

4- Buyruk ve inanç kurallarına uymayanlar düşkün ilan edilir.

Yukarıda sıraladağımız suçları işleyen Mürşid, Pir, Rehber olursa, suçları daha da artar hatta, suçuna göre örneğin 1 ve 2 deki suçları işleyenler ömür boyu da sürer, kısacası yol gösteren konumda olan kişi kötü örnek olmamalı!

Dedeler için cok önemli, çünkü onlar irşad edicidirler, irşad eden kişi hal ve haraketleri ile iyi bir örnek teşkil etmelidir...

Şartlar ne olursa olsun yolumuz en ufak bir leke ve iz kabul etmez...

Mürşid, Pir ve Rehber bu suçları işlerlerse onlarında bir Piri-Mürşidi ve Rehberi vadır. Onları da ayin-i cemde halkın huzurunda Pirleri-Mürşidleri ve Rehberleri sorgular, sorgulama sonucunda ceza alırlarsa düşkün ilan edilirler.


Çünkü hiç bir kişi yoldan ulu değildir, yol herşeyin üstündedir.


Değerli dostlar, Alevilerin inanç kurallarını belirten yazılı kaynağımız olmadığı için diğer suçları işleyenlere düşkün dememiz ve düşkün ilan etmemiz doğru değil.

Yukarıda sıraladağımız konular Alevilerin olmazsa olmazları sayılan eline, beline, diline ilkerinden yola çıkarak düşkünleri belirliyoruz...

Günümüze baktığımız zaman herkes birbirini düşkün ilan ediyor, bu da Alevi edep erkanına ters bir durumdur...

 
Diğer Yazılar... YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bütün Makaleler... BÜTÜN MAKALELER

© Copyright 2006-2010 Kiel Alevi Toplumu

FIREFOX internet tarayıcısını kullanmanızı tavsiye ederiz...