Bugün: 30 Temmuz 2010, Cuma

Sitede şu an 5 kişi bulunmaktadır.
Haber Aboneliği | İletişim | Ulaşım | Yayınlayan | RSS-Dashboard RSS
      ANASAYFA     HAKKIMIZDA     BASIN HİZMETLERİ     YAZARLAR     ALEVİLİK        Hz. Ali        Alevilik Nedir?        4 Kapı 40 Makam        Alevi-Bektaşilik        Düşkünlük Nedir?        Cem Töreni        Yedi Ulu Ozanımız        Yassı Muharrem        Cenaze Hizmetleri     PROJELER     BAĞLAMA KURSLARI     İÇ HİZMETLER          ZİYARETÇİ DEFTERİ
 

Alevilik Nedir?



Aleviliğin tanımını değil üç beş cümle ile yapabilmek klasör dolusu makaleler yazmak ile dahi tam anlamıyla yapabilmek mümkün değildir sanırım. Ancak okuyucularımızı fazla yormamak adına çok kısa ve öz olarak anlatmaya çalışalım.

Alevilik kısaca, İslami coğrafyada vücut bulmuş, inancın merkezine HAK, MUHAMMED, ALİ, Ehlibeyt ve 12 imamlar sevgisi ile İnsan-i Kamil olgusunu oluşturmuş zahiri (maddi) varlıktan arınarak batın-i (iç-uhrevi) varlığa yönelmiş Tanrı, İnsan, Evren varlığını HAK, MUHAMMED, ALİ söylemi ile vahdet-i vücut (varlığın vücuda gelmesi) kısaca mistik inancın özüne yönelmiş bir YOL’dur.


Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Hz. Ali’nin adaletinden ayrılmayan temelinde insan sevgisi bulunan her dine , mezhebe ser inanca saygı duyan ve hoşgörü ile bakan, dil, din, ırk, renk , farkı gözetmeyen eline diline sahip olma ilkelerini şart koşan, gelmek isteyen, inançlı insanları çatısı altına alarak manevi susuzluklarını gideren, insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yargılamalarını sağlayan, laik,demokrat, eiştlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, zalime ve zulme karşı gelen, mazlumun yanında olan, şeriatın bağnaz kuralllarına bağlı olmayan, ve onu reddeden, İslam dinini kendine ve zamanın şartlarına göre yorumlayan, aslı doğruluk, kemali dostluk, cevheri, merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvası sevgi hamuru ile yoğrulmuş, insanı Kamil ve erdemli insan yaratmayı ön gören, korkuyu aşıp sevgi ile tanrıya yönelen, Enel-Hak ile insanın özünde tanrıyı gören, yaradan ile yaradılan ikiliğinen Varlk Birliğine varan, edep ve ahlaklığı yaşamın temeline oturtan, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiliğin hemde irfaniliğin mayası bulunan; kişinin ahlaklı ve karakterli yaşam ilkelerini belirleyen, Hz. Muhammed ve Hz. Ali’den gelen neslin imametini teberra ve tebelle ilkesi ile sahiplenen, dini biçim ve şekil olarak değil, gerçek anlamıyla algılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve batını özelliği ile evrimleştiren akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları Kırklar Cemi ile yürüten bir inanç sistemidir.


Gerek dine bakışı gerekse felsefi yapısı ile farklı dinlerden ve kültürlerden aldığı maddi (zahiri) söylemi batın-iliğe dönüştürerek hiçbir inanca kapısını kapatmayıp bütün dinlerin HAK dini olduğunu kabul etmiştir. Bunun en çarpıcı örneği 124 bin peygamber haktır ve gerçektir sözünü gülbenklerine katarak „Adem’den Muhammed’e Muhammed’den bu deme gelmiş geçmiş 124 bin peygamberin yüzü suyu hürmeti hakkı için kusurumuzu bağışla yarab“ diye bütün peygamberlerin HAK peygamberleri olduklarını kabul etmiştir. Anadolu coğrafyasında yaşayan Kızılbaş ya da Bektaşi olarak adlandırılan Alevilerin inancında yalnız peygamberler ya da 12 İmamlar etkili olmamışlardır. Gerek asyatik kültür gerek Mezopotamya kültüründen gelen ve İslamiyetle sonradan tanışan Anadolu Alevileri inancın merkezine insanı oturtmakla birlikte Pir Hünkar-i Veliyi de kuşkusuz ki en az Hak Muhammed Ali derecesinde sahiplenmişlerdir. Ayrıca inancımızın olmazsa olmazlarından birisi de Hak aşıkları dediğimiz 7 ulu ozanlarımızdır.

Felsefi yapısı ile bahr-i ummandır Alevilik. Ne önü ne sonu belli olmayan sonsuz derinliğe sahip bir ummandır Alevilik.

Yaşadığı her bölgede farklı bir yapı ile karşımıza çıkar ki Anadolu Aleviliği batın-iliği en üst seviyede yaşayan bir bölgedir bu anlamda.

Gerek inanç yapısı gerekse felsefi yapısı ile Anadolu Aleviliği farklı inanç ve kültürlerden çok daha fazla etkilendiğini görüyoruz. Bunun için değişken ve dönüşkendir. Tarihin hiçbir dönemindede şekilciliğe önem vermemiştir. Tam aksine şekilden ziyade içe yönelmiştir. Örneğin temizliğin salt su ile değil gönül yolu ile olması gerekliliğini savunur.

Tuttuğun oruç oruç değil

Kıldığın namaz namaz değil

72 millet bile

Elin yüzün yumaz değil

Derken Yunus Emre gösterişte yapılan ibadetin çok önem arz etmediğine dikkat çekmeye çalışmıştır. Aleviler için şüphesiz bir yaradan vardır. O HAK`tır ve mutlaktır, ancak ne yaradılandan ayrıdır nede yaradılan ile aynıdır.

İki aynanın karşı yansıması gibidir yaratan ile yaratılan aralarındaki fark, su ile buz misalidir. Onun için „yaradılanı severim yaratandan ötürü“ demiştir Yunus Emre.
Buna bir başka örnek verecek olursak;

Tuttum aineyi yüzüme

Ali göründü gözüme

Nazar eyledim özüme

Ali göründü gözüme

Ali evvel Ali ahir

Ali batın Ali zahir

Ali gaffur Ali gahir

Ali göründü gözüme

Ali candır Ali canan

Ali dindir Ali iman

Ali Rahim Ali Rahman

Ali göründü gözüme


Derviş Ali 16. yy


Derviş Ali’nin aynada Ali’yi görmesi ve Ali’yi tarifi özünde Yaratan ile yaratılanın varlığı ve birliğinin ifadesidir. Evreni ve insanları yaratan mutlak varlık, yarattığı canlı cansız bütün nesnel varlıklarda kendisini gizlemiştir. Onun için Aleviler bütün yaradılanlar Yarada’nın tezahürüdür (yansıması) derler.

Alevi doğulmaz Alevi olunur. Alevi olmanın ilk koşulu ise insan-i kamil (olgun insan) olma yolunda atacağı ilk adımdır. Nedir bu ilk adım? Bilgi sahibi olmak. İkinci koşulu ise dürüst ve temiz ahlaklı olmayı öğrenmek, „nefsine sahip olmayı, nefsi ile mücadele etmeyi, kin, kibir, öfke ve haset“ denilen insanların ve insanlığın başına bela olan bu musibetleri kontrolünde tutabilmeyi öğrenmek. Biz buna „perhizkarlık“ deriz.

İnanç ve ibadetinde şekilciliğe çok önem vermeyen Alevilerin bu nedenden dolayı yaptıkları ibadetinde şekilden çok uhrevi (ruh temizliği) ya da (ruhen gıda alma) özelliğine özen gösterdikleri bir gerçektir.

Bu konuyu inanç ve ibadet bölümümüzde daha iyi geniş olarak işleyeceğiz. Tabi bu arada bir sosyal yapıyı da içerisinde barındırır ki bunada HAK`ça paylaşım denir. Ağlattığını güldürmek, döktüğünü doldurmak, yıktığını yapmak, düşürdüğünü kaldırmak zorunlu bir koşuldur Alevi inancında. Müsahiplik olgusu ise sosyal yapının bir diğer adıdır. Ayrıca tarikat kapısına girmek için ikrar verebilmesi müsahibine bağlıdır ki. İkrar verip Tarikat kapısına girmeyen Alevi adı Alevi olarak kalır ama Alevi olmaz. Alevi anne ve babadan doğmuş olsalar bile.

Aleviliğin bir de siyasal duruşu var dedik. Bunun en açık ve bariz örneğine gerek imam Cafer buyruğunda gerek Malakatı Hacı Bektaşi Veli de rastlamak mümkündür.

Nedir Aleviliğin siyasal duruşu? Kesinlikle zalimlik yapmamak ve zalimin yanında değil mazlumun yanında yer almaktır.

„Haksızlıkların karşısında boyun eğmeyeceğiniz, haksızlıkların karşısında boyun eğerseniz eğer hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz“

Hz. Ali

„Zalimin karşısında boyun eğip şerefsizce yaşamaktansa, zalime karşı durup şerefinle ölmek daha hayırlıdır“

Hz. Hüseyin

„Her kim ki Tevvella Teberra eylemeye sıfatta insan olsa da Tarikatda Murtat(düskün-hain) sayılır“

İmam Cafer Sadık

Tevvell Teberra : Ehlibeytin dostlarına dost düşmanına düşman olmak.
Ehl-i beyt : Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatma, İmam Hasan, İmam Hüseyin

Kimdir ehlibeyit ve soyuna ve de yoluna düşmanlık edenler. Ebu Süfyanlar, Ebu Mervanlar, Muaviye Yezid ve onlar gibi zalimlik edenler. Bu anlamda bütün zalimlere Aleviler bir bütün olarak Yezid derler. Yezid zulmün ve zalimliğin bayraklaşmış halidir.

Bundan şu sonuç çıkmamalıdır. Alevi olmayan bütün Sünniler yeziddir. Bu son derece yanlış ve Alevi ahlakı ve de inancına aykırı bir düşüncedir. Sözün özü siyasal duruşu ile alevilik haksızlığa zulme ve zalime karşı çıkmaktır. Buna biz Aleviler Hüseyin duruşu deriz.

Sonsöz: Kıblesi insan, Kabesi cemal, eline beline diline sahip olan, insan sevgisi ile HAK sevgisini yüreğinde taşıyabilen, kinden nefretten arınmış, 72 milleti bir bilen HAK YOL’unda yolcu olan canların birliğine ve inancına Alevilik denir.

Erdoğan ARSLAN/Bilal Şahin

 
Diğer Yazılar... YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bütün Makaleler... BÜTÜN MAKALELER

© Copyright 2006-2010 Kiel Alevi Toplumu

FIREFOX internet tarayıcısını kullanmanızı tavsiye ederiz...